lenfodemfzt


İçeriğe git

Lenfödem ve Beslenme

LENFÖDEM > LENFÖDEM TEDAVİSİ


Uluslararası Lenfoloji Birliği’nin 2009 yılında yayımladığı sonuç bildirgesinde lenfödemi önleyen veya tedavi eden özel bir beslenme şekli bulunmadığı belirtilmiştir. Lenfödemde esas olan aşırı kilo almamak ve sağlıklı beslenmektir. Diğer bir deyişle vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini vücudun ihtiyacı olduğu oranda tüketmektir.

İdeal kilonun sağlanması ve korunması, vücudun lenfödemin oluşturduğu stresle baş edebilmesi için çok önemlidir. Vücut kilonuz ne kadar fazla ise lenfödemin gelişme ve ilerleme riski o kadar fazladır. Yine kilolu kişilerde lenfödemin neden olduğu komplikasyonların (selülit oluşumu, enfeksiyon atakları, mantar oluşumu vb.) görülme riski daha yüksektir.

Lenfödemde yapılan en büyük beslenme hatası lenfödemin proteinden zengin bir sıvı birikimi olması nedeniyle protein tüketiminin kesilmesidir. Lenfödemde protein tüketiminin bırakılması ödemi indirmeyip tam aksine artmasına neden olacaktır. Çünkü proteinler vücudun temel yapı taşlarıdır ve çok önemli vücut fonksiyonlarında görev alırlar. Bunlardan bazıları;

  • Proteinler yaralanmış dokuyu onaran ve yeni doku yapan yegâne besin öğesidir.
  • Vücudun temel hormonlarının üretiminde kullanılır.
  • Vücudun enfeksiyonlara karşı savaşan organzimalarının yapı taşıdır.
  • Kan yoluyla oksijen ve besin maddelerinin taşınmasına yardımcı olurlar.
  • Kanın pıhtılaşabilmesi için temel yapıdır.
  • Proteinler kasların temel yapı taşıdır.



Günlük tüketilmesi önerilen protein miktarı 50gr’dır. Lenfödem hastaları bu oranı mutlaka tüketmelidir. Eğer kişi yukarıda bahsedilen vücut fonksiyonlarını yerine getirmek için yeterli günlük protein tüketimi yapmaz ise, vücut kandaki protein seviyesini korumak için ihtiyaç duyulan proteini dokulardan ve kaslardan elde edilir. Günlük protein tüketimindeki ciddi eksiklik konnektif dokunun çok zayıflamasına ve sonuçta lenfödemin daha da artmasına neden olur. Buna HUNGER EDEMA denir ve uzun süredir aç olan çocukların karınlarının şişmesi bu nedenledir.


Yüksek miktarda tuz tüketimi hipertansiyona ve kalpten kaynaklı ödemde artışa neden olur. Bununla birlikte, lenfödemdeki sıvı artışı aşırı tuz tüketimi ile ilişkili değildir. Bu nedenle tuz tüketimini kesmek lenfödem tedavisine bir katkıda bulunmayacaktır. Lenfödem hastaları düşük oranda tuz tüketimine devam etrmelidir.

Uluslar arası Lenfoloji Birliğinin 2009 yılında yayımladığı sonuç bildirgesinde sıvı tüketiminin kısıtlanmasının lenfödemde iyileşmeye neden olmayacağı vurgulanmıştır. Vücudun yeterli oranda sıvı tüketmesi ve vücudun sıvı dengesini devam ettirmesi sağlık için önemlidir. Çünkü sıvı tüketimi azaltıldığında, susuz kalan proteinler vücudun diğer bölmelerindeki sıvıyı bir sünger gibi kendilerine doğru çekerek, lenfödemin daha da artmasına neden olacaktır. Yine yeterli oranda sıvı tüketimi manuel lenf drenajı sonrası içinde çok önemlidir. Su manuel lenf drenajı ile hareket ettirilen sıvı ve sıvı içindeki maddelerin atımına katkıda bulunur. Sonuç olarak sıvı tüketiminin azaltılması lenfödemde iniş ile sonuçlanmayacak tam aksine tabloyu daha da kötüleştirecektir. Genel olarak günde 6-8 bardak su tüketilmesi önerilir.

Yukarıda çok genel olarak verdiğimiz lenfödemde beslenmenin nasıl olması gerektiğine ilişkin daha detaylı bilgi alabilmek için beslenme ve diyetetik uzmanına danışmanızı öneririz.



KAYNAKLAR

  • Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi Sertifika Kursu Eğitim Dökmanları, Foldi School, 2008.
  • Consensus Document of the International Society of Lymphology (2009). Treatment of Peripheral Lymphedema. Lympholgy 42 51-60.
  • Andrea L. Cheville, Charles L. McGarvey, et al. (2003). Lymphedema Management. Seminars in Radiation Oncology 13 (3): 290-301.
  • Sam Donaldson. Lymphedema: Understanding and Managing Lymphedema After Cancer Treatment. American Cancer Society, Georgia, 2006.
  • Ann Ehrlich, Alma Vinje-Harrewijn, Elizabeth McMahon. Living Well With Lymphedema. Lymph Notes, San Francisco, 2005.
  • Deborah G. Kelly. A Primer on Lymphedema. Pearson Education, New Jersey, 2002
  • Joan Swirsky, Dianne Sackett Nannery. Coping with Lypmhedema. Avery, New York, 1998.




İçeriğe geri dön | Ana menuya dön